Bir Fiber Optik Kablonun Hikayesi…

Merhabalar, sizlere yurtdışından getirilen bir fiberoptik kablo hattının hangi yollar izlenerek, kablonun geçiş güzergahında kullanılan metodları ve ne şekilde çalışmalar yapıldığını anlatacağım. Bahsi geçen ve fotoları bulunan hat Yunanistan – Türkiye arasında çalışması yapılmış hattın hikayesidir. (Yazının tamamı için tıklayınız.)

Hattı döşeyeceğimiz 2 x 40 mm borunun geçiş güzergahını belirlemek için Meriç nehri kenarında keşif yapıyoruz. Gördüğünüz üzere şartlar pekte elverişli değil
Araçla içinden geçtiğimiz su birikintisi yağmurdan dolayı değil. Edirne’de olan sel baskınından kalmış eski nehir yatağındaki su birikintileri ve burada ilerlemek gerçekten zor.

Boruları geçirebilmek için tarla aralarından geçen yolları kullanıyoruz.

Sağlı sollu gördüğünüz tarla arazileri, sofralarımızdan eksik etmediğimiz pirinçlerin ekili olacağı çeltik tarlaları…

Kazı başlamış durumda boru döşeniyor ve JCB denilen kepçe kazılan yerleri kapatmaya başlamış.

Boruların geçtiği kanalların derinliği,fiberoptik kablonun selahiyeti ve korunurluğu açısından çok önemli. 120 cm derinliğe inildiği ve kablonun üzerine kum ile yastıklama yapılıp sağlama alındığının kontrolünü yapıyorum. Bildiğiniz inşaat işi işte

Birinci derece yasak bölgenin içindeyiz. Asker her an başımızda Yunanistan’a çok az kaldı ama durmak yok kazıya devam…

Kazılan yerdeki toprak bazı yerlerde o kadar yumuşak ki daha boruyu döşemeden, çökmeler olmuş durumda. Çökme olan yerler tekrar kazılıp, çökme olmadan boru geçirilip tekrar kapatılacak. Ama gelin onu siz bize sorun

Kato kazıyor peşine hemen boru çekiliyor. Zemin o kadar gevşek ki daha kazıyı yaparken kendi kendine kapanıyor. Boruyu geçirip hemen kapama yapıyoruz. Tekrar tekrar kazmak hiç kolay değil…

Normalde yapılan kazılarda Kato denilen paletli kazıcı kazar, boru onun üzerine çekilir. Ama bu fotoda da göründüğü gibi gevşek zemin işimizi çok zorlaştırıyor. Kato kazıyor ve hemen peşine boru çekmek zorundayız. Stresli iş…

Gördüğünüz araç bir yatay sondaj , bu cihaz sayesinde kazı yapamayacağımız bölgelerde geçilecek olan yerin altından 15 – 20 m. derine inilerek karşı taraftan çıkılıyor. Büyük kolaylık, fakat bazen onunda başaramadığı işler oluyor…

Yatay sondaj başlamış durumda Edirne’de bulunan shelter’ımızın arkasındaki büyük su kanalını kazamadığımız için yatay delgi ile geçiyoruz.

Yatay sondaj yaptığımız su kanalı, kontrol yapmak için karşıya geçiyorum. Ama bir de bana sorun hava soğuk içine düşmemek için akrobasi yapıyorum.

Yatay sondaj karşıya geçmiş durumda 2 x 40 mm boru karşıya çekilecek.

Kazı yapılırken karşımıza beton bir menfez çıkıyor. Su baskınlarından kurtulmak için yapılmış ama bizim kablo güzergahımızı tehlikeye atıyor. Menfezin üzerine 110 mm çapında demir profilden özel bir geçiş yeri yaptırdık. Boru içinden geçmiş durumda ve demir profilin üzerine beton atılıyor.

Yatay sondaj ile Edirne Meriç nehrinin taşmasını engelleyen seddeleri geçiyoruz . DSİ bu seddelerin kazılmasına izin vermediği için yatay sondaj yapmak zorundayız. Deliyoruz geçiyoruz

Bir sedde geçişi daha, yatay sondaj ile seddenin başka bir bölümünden geçiş yapıyoruz.

Hakan suyun altından yatay sondaj ile geçiş güzergahını belirleyen ekibin yanında duruyor. Yatay sondaj ile bir önceki seddeden geçilecek olan bölgede yatay sondaj aracının ilk yollamış olduğu tij ucunu sonar cihazı ile bulmaya çalışıyorlar.

Yatay sondajın ucundaki delgi çıkmış ve bir sigara molası verilmiş.

Veee korkulu rüyamız Meriç nehri ! Yatay sondaj ile 300 m. geçiş yapılacak işimizin en zor kısmı, ekip yatay sondaj ile yollanan ucu, nehir içinde sonar cihazı ile bulmaya çalışıyor. Bol şans dilemekten başka çaremiz yok

Hala Meriç Nehri geçişini gerçekleştiremedik ! Cihazı nehrin diğer tarafına taşıdık ve tekrar delgi yapıyoruz. Zemin içerisinde çakıl taşları var ve geçişimizi zorlaştırıyor. Kato ile tijlere destek veriliyor.

Yunanistan’a son 1 km
katonun kazmış olduğu yerden itibaren boru tekrar çekiliyor.
Aslında bu fotoromanda bazı fotolar eksik
Çünkü kazı yaptığımız bazı yerler askeri bölge olduğu için fotoğraf çekme yasağımız var. O kısımlarıda birazda kelimelerle anlatayım. Yukarıdaki fotodan sonra 1 km. daha kazı yapılıp tarla içlerinden ve tarla yollarından geçiş yaptık. Pazarkule sınır karakolunda Türkiye sınırları içerisinde bir fiberoptik kablo menholü koyduk. Bu menhol ile Yunanistan sınırında olan bir menhol ile bağlantı yapmamız gerekiyordu. Yunanistan ve Türkiye arasında 10 m. bir kazı daha yapıp hattı Edirne – Yunanistan arasında bağladık. Kablo çekimi işlemi çok kısa sürdüğü için ilgili fotolar eksik onları bir daha ki kablo geçişinde çekip sizlere göstereceğiz ![]()
Bir daha ki saha çalışmalarında görüşmek üzere…
Sevgi,saygı ve hürmetle…
3
Yorumlar
Burçhan
Sınırı belirleyen ağaçları ve ağaçların gölgesinde dinlenirken, sabah gölge olan taraf Yunanistan, öğleden sonra gölge olan taraf Türkiye. Sabah gölgeden faydalanmak isterken sınır ihlali yapılması
ve bunlar gibi olan hem düşündürücü hem komik hikayeleride paylaşmanı isteriz.
kamera sistemleri
Çok güzel özetlemişsiniz müthiş bir işçilik ve emek başarılar dilerim.
fatih
Merhaba Ertan Abi Başarılarınızın Devamını Dilerim Grid Telekomun Sitesindede DC Videosundan Grömüştüm Sizi Her Zaman Örnek Aldığım Saygı Değer Abilerimizdensiniz İyi Çalışmalar.
Yorum Yaz